Ömer Sabuncu

Hüsn-i Hat Kursları
Hattat Mustafa Kaçar Bey tarafından
Cumartesi günleri saat 12.00 ile 16.00 arasında,
Devlet Güzel Sanatlar Galerisi
Sarayönü Postahane Bitişiği’nde
verilmektedir.
İletişim:
Gsm: 0542 732 25 14

MUSTAFA KAÇAR

1952 Yılında Şanlıurfa’da doğdu. 1971 yılında Şanlıurfa İmam Hatip Lisesi, 1975 yılında ise İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Kilis İmam Hatip Lisesi’nde bailayan öğretmenlik hayatını halen Şanlıurfa Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Müdür Başyardımcısı olarak görev sürdürmektedir.

1993-1999 Yılları arası Hattat Mehmet Memiş’ten sülüs ve nesih dersleri meşketti. Hattat Mehmet Memişle birlikte Şanlıurfa’da üç defa karma sergilere katıldı. İki defa Kültür ve Turizm Bakanlığının tertiplemiş olduğu yarışmalarda yazıları katalogda yer aldı. Üçü kişisel olmak üzere pek çok karma sergiye katıldı.

1997 yılından beri Kültür ve Turizm Bakanlığının açmış olduğu kurslarda Hüsn-i Hat hocalığı görevini sürdüren sanatçı 1999 yılından beri de profesyonel olarak Hüsn-i Hat çalışmalarını sürdürmektedir.

Hattat Mustafa Kaçar’ın hat eserlerinden bazı örnekler:

Ebrû Kursları

Bölüm: Ebrû Kursları, Kurslar, 07 Ağu 09

Geleneksel Ebrû Kursları

Cumartesi günleri:
Saat 12.00 ile 16.00 arasında,
Devlet Güzel Sanartlar Galerisi’nde
verilmektedir.
Adres: Sarayönü Postahane Bitişiği
Pazar günleri ise,
Saat 12.00 ile 16.00 arasında,
Yıldız Ebrû Kursu’nda
verilmektedir.
Adres:
Yıldız Meydanı Ulu Camii Yanı
Şanlıurfa
İletişim:
Güzel Sanatlar Galerisi
0414 215 51 26
Ömer Sabuncu
0505 370 77 63

Ebrû Sanatı

Bölüm: Ebrû Sanatı, 07 Ağu 09

Ebrû

Ebrû, kâğıt üzerine, özel yöntemlerle yapılan geleneksel bir süsleme sanatıdır. Ebrû, birtakım tabii güzellikleri, tabiattaki oluşumlarına mümkün olduğu kadar sadık kalarak ve gönülden gelen bir renk coşkusuyla su üzerine nakşedip, oradan kağıda aktarma ve kâğıt üzerinde yaşatma sanatıdır.

Ebrû, kâğıt süsleme sanatlarının en önemlilerinden biri olup, tüm Osmanlı sanatlarında olduğu gibi usta-çırak usûlü ile öğrenilen ve sanatçının iradesi dışında birçok değişkenden etkilenen bir sanattır.

Ebrûyu kolay bir sanat olarak görenler çoktur. Fakat ebrû zor, çok sabır ve emek isteyen, geri dönüşü ve tekrarı olmayan bir sanattır.

Görmek isteyen bir gözle bakıldığında insana bazen gökyüzünde ahenkli bir bulut kümesi, bazen bir mermer kesitindeki hareli billurlar veya bir damar, bazen suya susamış toprağın yüzündeki çatlaklar manzûmesi, bazen bir avuç kumda oluvermiş ahenkli bir desen, bazen rengârenk bir çiçek bahçesi etkilerini aktarabilen ve sanatkâra sonsuz anlatım imkânları sağlayan, her devre uyan bir sanattır.[1]

Ebrû sözlükte kaş, bulut renginde, buluta benzer, bulut gibi dalgalı, kâğıt üzerinde kendine has usulle yapılan, mermer damarları gibi dalgalı, şekilli süsleme anlamlarına gelir.[2]

Ebrû kâğıdı üstünde, buluta benzeyen renk kümeleri meydana gelmektedir. Bu yüzden bulutumsu, bulut gibi mânâsına gelen Farsça Ebrî adını alan kâğıtlar, yüzyıllar boyunca böyle anılmıştır. Ancak, ebrû kelimesi daha ahenkli bulunduğu için, sanat isim değiştirmiş ve galat[3] olarak ebrû kâğıdı veya ebrûculuk denilmeye başlanmıştır. Halk arasında ortaya çıkan bu isim değişikliğinin pek eski olduğu söylenemez.

Kâğıt üzerinde kaş’a benzeyen görüntülere de rastlandığından, bu mânâya kullanılan Farsça ebrû kelimesinin isim olarak bilhassa verildiğini kabul edenler de vardır. Ancak Şemseddin Sami Bey, Kamûs-ı Türkî isimli büyük lûgatinde kaş manasına gelen ebrû için ayrı bir madde açtıktan sonra, konumuz olan ebrûnun Çağatayca Ebre kelimesinden geldiğini ifade eder. Ebre, hâre[4] gibi dalgalı ve damarlı, cüz ve defter kabı yapmak için kullanılan renkli kâğıt anlamına gelmektedir.

Ebrû kelimesinin asıl olarak Âb-rûy[5]‘dan geldiğini, bunun ise Fars dili kaidesine göre izafet terkibi mânâsı ile yüzsuyu demek olmayıp, tavsîfî terkip karşılığı su yüzü mânâsını taşıdığını, çünkü bu sanatın su yüzünde icra edildiğini söyleyenler de vardır.[6]

Fakat yazma olsun, basılı olsun eski kaynak eserlerde, kelimenin daima ebrî şeklinde geçmesi, bu sonuncu iddiayı doğrulamadığı gibi, bulutumsu mânâsına da ağırlık kazandırmaktadır. Her ne şekilde isimlendirilirse isimlendirilsin insanlara da isim olan ebrû, gizemli bir âhenk taşımaktadır.

Kâğıt üzerinde mermerdekine benzer damarlar görüldüğü için, Avrupalılar ebrû kağıdına mermer kağıdı (marbled paper) demeyi tercih etmişler, Arap âleminde ise varaku’l-mücezza’  (damarlı kâğıt) olarak tanınmıştır.[7]

[1] Tanarslan, Timuçin, Bir Ebrûcu Gözüyle Ebrû.

[2] Doğan, D.Mehmet, Büyük Türkçe Sözlük, s. 318.

[3] Galat, bir kelimenin veya kelime grubunun kaide ve şekil olarak yanlış kullanılması demektir. Burada Galat-ı meşhur anlamında kullanılmıştır. Galat-ı meşhur ise, yanlış olmasına rağmen herkes tarafından kullanılan, kullanımı yaygın hale gelmiş kelime veya kelime grubu: Galat-ı meşhur, lûgat-i fasihten evlâdır (Yaygınlaşmış, herkesçe bilinen söz, hatalı da olsa doğru söze tercih edilmelidir).

[4] Hâre, bazı cisim ve eşyaların üzerinde görülen damar damar dalgalı çizgiler.

[5] Yazır, M.Bedreddin, Medeniyet Aleminde Yazı ve İslâm Medeniyetinde Kalem Güzeli, Ankara 1981, s.162.    Farsça’da “âb”, su, “rû-rûy” ise yüz, çehre anlamlarına gelmektedir. Ebrû kelimesinin aslı Farsça “Âb” ile “Rûy” kelimelerinden mürekkep olarak “Âb-Rûy”dur. Okunuşta hafiflik olsun diye, baştan “elif”in uzatma işareti, sonundan da “y” harfi atılarak Ebrû olmuş; söylendiği gibi yazılmış ve yazıldığı gibi de okunmuştur.

[6] Yazır, s.162.

[7] Derman, M. Uğur, Türk Sanatında Ebrû, Ak Yayınları, 1977, s. 8.